Pırlanta Nedir ?

Pırlanta doğanın en değerli madenleri arasındadır. Genelde halk arasında elmas ile pırlanta ayrı taşlar olarak bilinmektedir. Halbuki elmas, pırlantanın 57 fasetli olarak kesilmemiş doğal halidir. Faset, ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir.

Elmasın Oluşumu ve yapısı;

  • Elmas saf karbondan milyonlarca, hatta bazıları belkide yerküre oluşurken oluşmuştur. Her elmas çok yaşlıdır.

    Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanız, hayret verici bir yolculuk geçirmiştir. Bu yolculuk çok eski bir elementi dünyanın en çok aranan ve ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir
    Son derece yüksek ısı ve basınç altında yer kabuğunun derinliklerinde kristalleşen elmas, değerli sırlarını yanardağlardaki volkanik lavların yardımıyla dünyanın yüzeyine taşıyana kadar korudu. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldı. İnsanoğlunu şaşırtan bu çetin yolculuğa, sadece az bir kısmı sabırla dayanarak bulunmayı başardı.

.

Elmas orijinal olarak yalnız kimberlit kayalarında bulunur. Diğer kayalarda bulunan elmas, muhtemelen kimberlitten aşınmayla veya tortuların başkalaşım geçirmelerinden meydana gelmiştir. Kimberlit kayasında bâzan elmas bulunmayabilir. Bulunma nisbeti ancak ortalama kırk milyonda birdir. Kimberlit, yüksek nispette magnezyum ve demir bulunduran volkanik kaya kalıntısıdır. Bu kayalarda birçok başka mineral de bulunur. Kalsit, olivin, ilmenit, mika vs. gibi. Kimberlit yer kabuğunun derin tabakalarında kanallar şeklinde bulunur.

Elmasın bâzı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir. Kısmen de bâzı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır. Elmasın en çok bulunduğu yerler olarak, Güney Afrika (Kimberley'de), Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan sayılabilir.

Doğanın koşullarına direnebilenlerin de yalnızca çok az bir miktarı, kesilip işlendikten sonra cilanalarak mücevher haline getirilebilir.

Elmas ta bulunan karbon atomları birbirine tetrahedrol şeklide son derece sıkı sıkıya bağlıdır bu yüzden elmas dünyadaki en sert mineraldir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir. Elması sadece elmas çizebilir.

  • Doğada elmas çok çeşitli şekillerde bulunur.En makbul olanı ideal oktahedron şeklinde olanıdır.Çünkü elmas, pırlanta ya dönüştürülürken e az %40 lık ağırlık kaybeder.Hasar görmüş kübik dodekahedronda bu oran % 60 lar civarlarındadır.Elmasın yoğunluğu 3.51 g/cm3 tür.Bu bilgi sayesinde elması diğer taşlardan ayırabiliriz.

    Renksiz safirin yoğunluğu 3.99 g/cm3 iken kübik zirkonunki 5.5 g/cm3 tür.O zaman bu taşların aynı boyutları arasında en hafifi elmas olacaktır.

Tarih Boyunca Pırlanta;

4 bin yıl önce Hindistan'da bulunduğu günden bu yana mihraceler, krallar ve prenslerin taptığı pırlanta, günümüzde de kadınların büyük ilgisini çekiyor. Geçmişten günümüze kadar pırlanta hakkında anlatılan pek çok öykü var. Mesela Eski Yunanlılar pırlantanın gökten düşen yıldız parçaları olduğuna inanırken kimileri Eros'un oklarının ucunda da pırlanta olduğuna inanmış. Bu yüzden midir bilinmez, pırlanta her zaman aşkın sembolü olarak görülmüş.

Ancak pırlantanın evliliğin ve aşkın simgesi olması 1477 yılına dayanıyor. Avusturya Arşidükü Maximillian, Mary'ye aşkının sembolü olarak bir pırlanta yüzük armağan etmesi dünya çapında bir geleneğin başlamasına da neden olmuş. Alevler arasında işlenmesiyle aşkın gücünü ve tutkuyu kuvvetle yansıtan pırlanta, ışıltısı ve güzelliğiyle kadını baştan çıkaran bir özelliğe sahip.

Yüzyıllar öncesinde pırlanta bu kadar önemliyken aslında günümüzde de durum pek farklı değil. Çünkü hala çoğu kadının hayalini tek taş bir pırlanta eşliğinde edilecek evlilik teklifi süslüyor. Günümüz kadını mücevheri bir güç, bir statü simgesi olarak görüyor. Bu değer yükseldikçe kadın statüsünün de yükseldiğini hissediyor.

Pırlantanın Yapısı ;

Pırlanta üç bölümden oluşur. Taç, kemer ve külah.
Kemerin üstünde bulunan bölüme Taç denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir. Bundan dolayı taç bölümü, pırlantanın geneline göre daha beyaz görünür.

Kemer bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür. Kemer olmasaydı, pırlanta üretimde kullanılamayacaktı.

Kemerin altında bulunan bölüme külah denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.

Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir. Bu faset ile pırlantanın en hassas kısmı olan külah ucunda oluşabilecek hasarlar önlenmiş olur. Dünyanın en sert madeni olsa da, pırlanta belirli yönlerden gelen darbelere karşı dayanıksızdır ve çabucak kırılabilir. Çap, pırlantanın kemerinin bir uçtan diğer uca kadar olan ölçüsüdür. Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir.